VİYANA - SNmedia.at/AB’nin mali kurallarında son dönemde bazı esneklikler getirilmiş olsa da, bu oranlar nedeniyle Avusturya’nın "aşırı açık prosedürü"ne tabi tutulması gündemde. Daha önce mali kriz döneminde bu prosedüre dahil olan ülke, yeniden aynı sürece girebilir. Kararı, AB Komisyonu’nun önerisi üzerine maliye bakanları verecek.

Herbert Kickl, 14 Haziran’da Yeniden FPÖ Genel Başkanlığına Aday Herbert Kickl, 14 Haziran’da Yeniden FPÖ Genel Başkanlığına Aday

Her AB Ülkesi Bu Süreci Yaşadı

Aşırı açık prosedürü hâlihazırda Fransa, Polonya ve İtalya gibi sekiz AB ülkesine uygulanıyor. AB Komisyonu, bu prosedürün ülkelerin aşırı açıklarını ve borçlarını düzeltmesini hedeflediğini belirtiyor. Avusturya'nın da bu sürece dahil edilmesi halinde, belirli bir süre içinde kriterleri karşılaması beklenecek.

FPÖ Endişeli, Uzmanlar Sakin

FPÖ, bu sürecin Avusturya’nın bütçesel egemenliğini zedeleyeceğini savunurken, WIFO bütçe uzmanı Margit Schratzenstaller aksini düşünüyor. ORF.at’a konuşan Schratzenstaller, hükümetin hâlâ kontrol sahibi olduğunu ve sürecin dramatik olmadığını belirtti. Maliye Bakanı Markus Marterbauer de süreci "dramatik" bulmuyor.

Brüksel’den Tasarruf Baskısı Yok

Schratzenstaller, AB tarafından herhangi bir doğrudan tasarruf hedefi getirilmediğini, sadece daha fazla raporlama yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Avusturya'nın hangi yollarla bütçesini dengeleyeceğine kendi karar vereceğini söyledi.

Üç Ayda Bir Rapor Verilecek

Aşırı açık prosedürü başlatılırsa, Avusturya üç ayda bir Brüksel'e rapor sunmak zorunda kalacak. Eyaletlerin plana uymaması durumunda para cezası gündeme gelebilir, ancak bugüne kadar bu tür cezalar uygulanmadı.

Tartışmalar Neden Bu Kadar Yoğun?

Bütçe uzmanları, konunun kamuoyunda duygusal şekilde tartışıldığını belirtiyor. Schratzenstaller, Avusturya'nın geçmişte mali disipline önem veren bir ülke olduğunu ve bu nedenle sürecin siyasi açıdan hassas olduğunu ifade etti.

Aşırı Açık Prosedürü Yeni Fırsatlar Sunabilir

Ekonomistler, aşırı açık prosedürünün yalnızca konsolidasyon değil, reformlara zaman kazandırmak açısından da önemli bir fırsat sunduğunu vurguluyor. wiiw ekonomisti Philipp Heimberger, prosedürden kaçınmak için yapılacak ek kesintilerin krizi derinleştireceğini savundu.

Reform Çağrıları Artıyor

Agenda Austria’dan Hanno Lorenz, reformların gecikmeden başlaması gerektiğini belirtti. Lorenz, kemer sıkma önlemlerinin otomatik olarak ekonomik durgunluk yaratmadığını, verimliliğin artırılabileceği alanlar bulunduğunu söyledi.

Faiz Artışı Beklentisi Yok

Uzmanlar, prosedürün finansal piyasalarda Avusturya’ya olumsuz etkisi olmayacağı görüşünde. Heimberger, yatırımcıların sadece prosedüre değil, genel ekonomik duruma baktığını söyledi. Schratzenstaller da prosedürün faiz oranlarını otomatik olarak artırmayacağını belirtti.

OeBFA Başkanı: Endişeye Gerek Yok

Avusturya Federal Finansman Ajansı Başkanı Markus Stix, olası bir aşırı açık prosedürünün faizler üzerinde olumsuz bir etki yaratmayacağını söyledi. 1995 yılında faize ayrılan oran GSYH’nin yüzde 3,5’iyken, bugün bu oran yüzde 1 civarında seyrediyor.