VİYANA - SNmedia.at/AB’nin mali kurallarında son dönemde bazı esneklikler getirilmiş olsa da, bu oranlar nedeniyle Avusturya’nın "aşırı açık prosedürü"ne tabi tutulması gündemde. Daha önce mali kriz döneminde bu prosedüre dahil olan ülke, yeniden aynı sürece girebilir. Kararı, AB Komisyonu’nun önerisi üzerine maliye bakanları verecek.
Her AB Ülkesi Bu Süreci Yaşadı
Aşırı açık prosedürü hâlihazırda Fransa, Polonya ve İtalya gibi sekiz AB ülkesine uygulanıyor. AB Komisyonu, bu prosedürün ülkelerin aşırı açıklarını ve borçlarını düzeltmesini hedeflediğini belirtiyor. Avusturya'nın da bu sürece dahil edilmesi halinde, belirli bir süre içinde kriterleri karşılaması beklenecek.
FPÖ Endişeli, Uzmanlar Sakin
FPÖ, bu sürecin Avusturya’nın bütçesel egemenliğini zedeleyeceğini savunurken, WIFO bütçe uzmanı Margit Schratzenstaller aksini düşünüyor. ORF.at’a konuşan Schratzenstaller, hükümetin hâlâ kontrol sahibi olduğunu ve sürecin dramatik olmadığını belirtti. Maliye Bakanı Markus Marterbauer de süreci "dramatik" bulmuyor.
Brüksel’den Tasarruf Baskısı Yok
Schratzenstaller, AB tarafından herhangi bir doğrudan tasarruf hedefi getirilmediğini, sadece daha fazla raporlama yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Avusturya'nın hangi yollarla bütçesini dengeleyeceğine kendi karar vereceğini söyledi.
Üç Ayda Bir Rapor Verilecek
Aşırı açık prosedürü başlatılırsa, Avusturya üç ayda bir Brüksel'e rapor sunmak zorunda kalacak. Eyaletlerin plana uymaması durumunda para cezası gündeme gelebilir, ancak bugüne kadar bu tür cezalar uygulanmadı.
Tartışmalar Neden Bu Kadar Yoğun?
Bütçe uzmanları, konunun kamuoyunda duygusal şekilde tartışıldığını belirtiyor. Schratzenstaller, Avusturya'nın geçmişte mali disipline önem veren bir ülke olduğunu ve bu nedenle sürecin siyasi açıdan hassas olduğunu ifade etti.
Aşırı Açık Prosedürü Yeni Fırsatlar Sunabilir
Ekonomistler, aşırı açık prosedürünün yalnızca konsolidasyon değil, reformlara zaman kazandırmak açısından da önemli bir fırsat sunduğunu vurguluyor. wiiw ekonomisti Philipp Heimberger, prosedürden kaçınmak için yapılacak ek kesintilerin krizi derinleştireceğini savundu.
Reform Çağrıları Artıyor
Agenda Austria’dan Hanno Lorenz, reformların gecikmeden başlaması gerektiğini belirtti. Lorenz, kemer sıkma önlemlerinin otomatik olarak ekonomik durgunluk yaratmadığını, verimliliğin artırılabileceği alanlar bulunduğunu söyledi.
Faiz Artışı Beklentisi Yok
Uzmanlar, prosedürün finansal piyasalarda Avusturya’ya olumsuz etkisi olmayacağı görüşünde. Heimberger, yatırımcıların sadece prosedüre değil, genel ekonomik duruma baktığını söyledi. Schratzenstaller da prosedürün faiz oranlarını otomatik olarak artırmayacağını belirtti.
OeBFA Başkanı: Endişeye Gerek Yok
Avusturya Federal Finansman Ajansı Başkanı Markus Stix, olası bir aşırı açık prosedürünün faizler üzerinde olumsuz bir etki yaratmayacağını söyledi. 1995 yılında faize ayrılan oran GSYH’nin yüzde 3,5’iyken, bugün bu oran yüzde 1 civarında seyrediyor.