VİYANA - SNmedia.at/DSN’nin açıklamasına göre, Aralık ayında Rusya adına casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklanan Bulgar uyruklu bir kadın olayın merkezinde yer alıyor. Bu kişinin, Rusya’ya sığındığı belirtilen eski Wirecard yöneticisi Jan Marsalek tarafından organize edilen bir casusluk ağının parçası olduğu düşünülüyor.
Eski BVT çalışanları Egisto Ott ve Martin Weiss’ın da gizli bilgileri Marsalek’e aktardığından şüpheleniliyor. Geçtiğimiz haftalarda Londra’da birkaç Bulgar vatandaşı casusluktan hüküm giydi. DSN, Viyana’da tutuklanan kadının Londra hücresiyle doğrudan bağlantılı olduğunu bildirdi.
Dezenformasyonla Kamuoyu Yönlendirildi
DSN’nin incelemelerine göre, söz konusu Bulgar kadın Rusya kontrolündeki bir dezenformasyon kampanyasında aktif rol oynadı. Kampanyanın amacı, kamuoyunu Ukrayna’ya karşı kışkırtmak ve Rusya’ya yönelik desteği artırmaktı. Kadının evinde bulunan dijital materyallerden elde edilen bilgilerle kampanyanın detayları ortaya çıkarıldı.
Şüphelinin hedefinde sadece siyasi figürler değil, gazeteciler de vardı. Takip ettiği kişiler arasında DSN Başkanı Omar Haijawi-Pirchner, Bulgar gazeteci Christo Grosew ve Profil dergisi genel yayın yönetmeni Anna Thalhammer da yer aldı.
Savcılıktan Açıklama: Bilinen Bilgiler
Viyana Cumhuriyet Başsavcılığı Sözcüsü Nina Bussek, yapılan kamuoyu açıklamasında aktarılan bilgilerin “zaten bilinen detaylar” olduğunu ve yeni bir gelişme olmadığını ifade etti. Bulgar kadın hakkındaki soruşturma ise sürüyor.
Rus Hücresi 2022’de Aktif Hale Geldi
DSN, casusluk faaliyetlerinin Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya saldırmasından kısa süre sonra başladığını bildirdi. Almanca konuşulan ülkelerde dezenformasyon kampanyaları yürüten hücrenin hedefinde özellikle Avusturya vardı. İçişleri Bakanlığı, bu grubun Rusya yanlısı bir atmosfer yaratmak amacıyla kamuoyunu Ukrayna ve Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy aleyhine etkilemeye çalıştığını açıkladı.
Aşırı Sağcı Sembollerle Algı Operasyonu
Dezenformasyon kampanyasının yalnızca dijital ortamla sınırlı kalmadığı, çıkartmalar ve duvar yazıları gibi fiziksel eylemlerle de desteklendiği belirtildi. Aşırı sağcı semboller kullanılarak Ukrayna karşıtı algılar güçlendirilmeye çalışıldı. Bu propaganda dili, Kremlin'in Ukrayna'yı "aşırı milliyetçi" olarak gösterme stratejisiyle örtüşüyor.
Şüpheli 2022'de Hücrede Çalıştığını İtiraf Etti
Bulgar kadının 2022 yılında söz konusu hücrede aktif olarak çalıştığını kabul ettiği bildirildi. Kadının üzerinde bulunan dijital verilerde, mesajlaşmalar yoluyla yürütülen planlar, casusluk faaliyetlerine dair ayrıntılı bilgi sunuyor. Şüphelinin istihbarat bağlantılı görevlerde yer aldığı ve Rusya ile Almanya, Avusturya'da içerik yaymakla görevlendirildiği düşünülüyor.
Deliller Uluslararası Ağa Işık Tuttu
Kadın, elde ettiği bilgileri belgeleyip yurtdışındaki suç ortaklarına gönderdi. Londra’da görülen bir davada, Marsalek adına hareket ettikleri öne sürülen üç Bulgar vatandaşı casusluktan hüküm giydi. Bu gelişmeler, uluslararası casusluk ağının boyutlarını gözler önüne seriyor.
Yetkililerden Tepkiler: “Demokrasiye Tehdit”
İçişleri Bakanı Gerhard Karner, elde edilen başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, DSN’nin çalışmasını takdir etti. SPÖ’lü Devlet Sekreteri Jörg Leichtfried ise, dezenformasyonun demokrasiyi tehdit ettiğini ve DSN'nin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
NEOS Partisi ve Avrupa Parlamentosu Üyesi Helmut Brandstätter de gelişmeler karşısında tatmin olduklarını ifade etti. Brandstätter, Rusya kaynaklı yalanların FPÖ ve onun desteklediği medya tarafından yaygınlaştırıldığını belirtti.
Ott Hakkındaki Kararı Adalet Bakanlığı Verecek
Eski anayasa koruma görevlisi Egisto Ott’un dosyası, hakkında dava açılıp açılmayacağına karar verilmesi için Adalet Bakanlığı’na sunuldu. Ott, 2017’den bu yana görevini kötüye kullanma ve yabancı istihbarat lehine casuslukla suçlanıyor. Geçtiğimiz yıl kısa süreliğine tutuklanan Ott, mahkemede beraat etmişti ancak bu karar savcılık tarafından temyize götürüldü.