DÜNYA

Grönland’da Bağımsızlık Çağrıları Güçleniyor: Yerli Halk Kendi Kimliğini Geri İstiyor

Grönland halkı, uzun yıllar süren kültürel baskının ardından köklerine ve kimliğine sahip çıkmaya kararlı. Kolonyal geçmişin izleriyle yüzleşen birçok Grönlandlı, kültürel miraslarını yeniden canlandırmak ve özgürlük taleplerini daha yüksek sesle dile getirmek istiyor.

VİYANA - SNmedia.at/Danimarka’nın sömürge döneminde Grönland’da uyguladığı politikalar, İnuit halkı üzerinde derin izler bıraktı. Yerli dilin gayri resmi şekilde yasaklanması, çocukların ailelerinden alınarak Danimarkalı ailelere verilmesi ve zorla kısırlaştırma uygulamaları hafızalardan silinmedi. Bu travmalar, günümüzde dahi kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

İnuit Şamanlar ve Sanatçılar Köklerle Yeniden Bağ Kuruyor

Grönlandlı İnuit şifacı Aviaja Rakel Sanimuinaq, geleneksel dövmeleri ve maneviyatıyla toplumunu atalarıyla yeniden buluşturmaya çalışıyor. "İki çizgili dövmelerimiz, fiziksel dünya ile ruhlar dünyası arasındaki bağı simgeliyor" diyen Sanimuinaq, geçmişte konuşulması yasaklanan geleneksel ruhani öğeleri şimdi açıkça yaşatıyor.

Din ve Kültürel Miras Arasında Yeni Bir Denge Aranıyor

Grönlandlıların büyük çoğunluğu kendini İnuit olarak tanımlasa da, üç yüzyıl önce Danimarka’dan gelen misyonerler tarafından tanıtılan Lutheran Kilisesi hâlâ hâkim dini yapı. Sanimuinaq, kendi inanç pratiğini şu şekilde açıklıyor: “Hristiyanlık kutsal olabilir ama Budizm, Hinduizm ve şifa yöntemlerimiz de aynı derecede değerlidir.”

ABD'nin Stratejik İlgisi Tartışmaları Alevlendiriyor

Grönland 1953’e kadar Danimarka’nın kolonisi olarak kaldı. 1979’da özerklik kazanan ada, 2009’da kendi kendini yöneten bir yapıya geçti. Ancak dış politika ve savunma hâlâ Danimarka’nın kontrolünde. Son dönemde ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland’ın kontrolüyle ilgili askeri söylemleri ve üst düzey Amerikalı yetkililerin seçim öncesi yapacakları ziyaretler adayı yeniden dünya gündemine taşıdı.

Artan İlgi, Bağımsızlık Taleplerini Tetikliyor

Grönland’ın doğal kaynaklarına yönelik uluslararası ilgi, halk arasında bağımsızlık çağrılarını da güçlendiriyor. Yerli halk, yıllar süren sessizliğin ardından seslerini daha cesur bir şekilde duyurmak istiyor. Bu süreçte, kültürel uyanışın sembolü haline gelen isimlerden biri de şarkıcı-söz yazarı Naja Parnuuna.

Müzik Yoluyla Kimliğe Yolculuk

Parnuuna, geçmişte Danca konuşmanın ve Danimarkalı gibi davranmanın daha “havalı” görüldüğünü ancak müziği sayesinde kendi kültürel kökleriyle yeniden bağ kurduğunu söylüyor. “Geleneklerimizi geri kazanmak, insanların kendilerini yeniden sevebilmeleri için çok önemli” diyerek başkalarını da bu dönüşüme katılmaya teşvik ediyor.

“Sesimizi Duyurmanın Zamanı Geldi”

Sanimuinaq’a göre bu kültürel yeniden doğuş, sadece geçmişin mirasını canlandırmak değil, aynı zamanda kolektif bir özgürleşme hareketidir. “İnuit halkı olarak uzun süredir susturulduk. Şimdi kendi sesimizle konuşmalı, kendi kaderimizi tayin etmeliyiz” diyerek bağımsızlık ve özgüven çağrısını yineliyor.