AVUSTURYA

Viyana seçimlerinde 30 yaş altındaki 214 bin genç oy kullanabilecek

27 Nisan’da yapılacak Viyana seçimlerinde 30 yaş altındaki yaklaşık 214 bin genç oy kullanabilecek. Ancak birçok genç, eğitim sorunları ve işsizlik gibi günlük zorluklarla mücadele ettikleri için siyasete uzak duruyor. Sosyolog Jörg Flecker, gençlerin geleceğe dair umutlarının artması için daha fazla siyasi katılıma ihtiyaç duyduklarını vurguluyor.

VİYANA - SNmedia.at/

Avusturya İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılı başı itibarıyla 16-29 yaş arasındaki 213.754 kişi Viyana’da oy kullanma hakkına sahip. Viyana Üniversitesi'nden sosyolog Flecker'e göre, gençler genellikle okul, eğitim ya da kariyer sorunlarıyla meşgul olduklarından siyasete ilgi göstermekte zorlanıyor. Ayrıca siyaseti karmaşık ve uzak bir alan olarak görüyorlar.

Gençlerin çoğu oy kullanmıyor

2020 Viyana seçimlerine dair analizlerde, gençlerin büyük bölümü oy kullanmadı. Oy verenlerin çoğunluğu SPÖ’yü tercih ederken, onu Yeşiller izledi. Ancak Flecker, bu gruptaki düşük katılımın en önemli nedenlerinden birinin doğrudan söz hakkı eksikliği olduğunu belirtiyor. Viyana’da 16 yaş üzerindeki nüfusun üçte birinden fazlası Avusturya vatandaşı olmadığı için oy kullanamıyor.

Oy kullanamamak dışlanma duygusunu artırıyor

Flecker, göçmen kökenli gençlerin seçim dönemlerinde dışlandığını açıkça hissettiklerini söylüyor. “Bir yandan entegrasyon baskısı altındalar; dil öğrenmeleri bekleniyor. Ama seçim zamanı geldiğinde oy kullanamıyorlar. Bu durum onları daha da uzaklaştırıyor,” diye ekliyor.

Eğitim ve işsizlik gençlerin en büyük kaygıları

Gençler için en önemli sorunların başında eğitim, işsizlik ve iklim krizi geliyor. 2020 seçimlerine dair yapılan anketlerde, koronavirüs pandemisinin ardından en çok bu üç konu oy verme kararlarını etkiledi. Eğitimde fırsat eşitsizliği ise birçok gencin geleceğini doğrudan etkiliyor.

Gençlerin çoğu çalışmak istiyor ama engeller büyük

Flecker, gençlerin çalışmak istemediği yönündeki algının yanlış olduğunu belirtiyor. “Birçok genç iş sahibi olmak istiyor. Ancak aile desteği olmayanlar için bu süreç daha zorlu.” Özellikle düşük gelirli ya da göçmen kökenli ailelerden gelen gençlerin çıraklık veya üniversiteye devam etme şansı azalıyor. Kardeşlerine bakmak ya da aile bütçesine katkıda bulunmak gibi sorumluluklar da zamanlarını kısıtlıyor.

Sosyal destek ve fırsat eşitliği çağrısı

Gençlerin akademik başarıları yüksek olsa bile, maddi olanaklar nedeniyle üniversiteye erişimleri zorlaşıyor. Flecker, “Birçok genç evde ders çalışacak ortamdan yoksun. Ücretsiz özel ders desteği gibi çözümlere ihtiyaç var” diyerek sosyal politikaların önemine dikkat çekiyor.

Barınma ve ekonomik bağımsızlık ciddi sorun

Özellikle büyük şehirlerde yükselen kiralar gençlerin bağımsız yaşam kurmasını engelliyor. Uygun fiyatlı konutlara erişim eksikliği, gençleri uzun süre aile yanında kalmaya mecbur bırakıyor. Bu durum, özgürlük ve bireyselleşme süreçlerini geciktiriyor.

Sağlık hizmetlerine erişim talepleri artıyor

Flecker, gençlerin fiziksel ve ruhsal sağlık konularına giderek daha fazla önem verdiğini söylüyor. Pandemi sonrası ortaya çıkan stres, kaygı ve depresyon vakaları arttı. Gençler, psikolojik destek hizmetlerine daha kolay ve ücretsiz erişim talep ediyor.

Gençler siyasete ilgisiz değil, farklı yollar arıyor

Gençlerin siyasetle ilgilenmediği düşüncesi doğru değil. Ancak geleneksel siyasi partiler yerine daha çok sosyal hareketlere ya da dijital platformlara yöneliyorlar. Flecker, “Gençler siyaseti daha erişilebilir, etkili ve katılımcı şekilde deneyimlemek istiyor” diyor. Okullarda, semtlerde ve sosyal medyada gençlere doğrudan seslenilmesi gerektiğini belirtiyor.